Make your own free website on Tripod.com

Laser Göz

Biyonik göz

Anasayfa
biyonik göz
Behçet Hast.
Retina dekolman
Diabetik retinopati
Göz muayenesi
Çocuklarda göz muayenesi
Uçusan cisimler
Gözlerde kayma
Kontakt lensler
Glokom
Katarakt
Gözde sulanma
Az gören
Gezilerimiz
Denizler
Biz kimiz

Biyonik Göz

dilekguven.jpg

RETİNAL PROTEZLER
Doç. Dr. Dilek Güven

Retinitis pigmentosa (RP) terimi, retinada, görmeyi sağlayan sinir hücreleri olan fotoreseptör hücrelerinin dejenerasyonunu (bozunumunu) ifade etmektedir. RP’nin görülme sıklığı yaklaşık olarak 4000 kişide birdir, tüm yaş gruplarında en sık görme kaybı nedenlerinden biridir. Gelişmiş ülkelerde, yaşa bağlı makula dejeneresansı (YBMD)(sarı benek hastalığı), 60 yaş üstü, RP ise 50 yaş altı en önemli körlük nedenleridir. Dünya genelinde tahminen 10 milyon insanın RP veya YBMD gibi dejeneratif bir retina hastalığına bağlı olarak körlük geliştirdiği düşünülmektedir.

RP’de ilk belirtiler, genellikle genç yaşta ortaya çıkan gece görme bozukluğu ve görme alanında çevresel kayıplardır. Hastalık ilerleyicidir. Hasta erişkin yaşa geldiğinde daralmış çevre görme alanı ve azalmış maküler fonksiyona sahiptir. İlerlemiş hastalıkta, retina damarlarının bozulmaları, iç retinal sinir hücrelerinin etkilenmesi ve görme siniri başının solukluğu izlenir.

RP genetik olarak heterojendir, kalıtımı ve ortalama görülme yüzdeleri şu şekildedir: Otozomal baskın (%43), otozomal çekinik (%20), X’e bağlı çekinik (%8), basit (aile öyküsü olmaksızın)(%23) ve belirlenemeyen (%6).

RP’li olguların gözleri üzerinde yapılan hücre düzeyindeki çalışmalar, makulada (keskin görmeyi sağlayan bölge) fotoreseptör ve ganglion hücrelerin önemli ölçüdeki kaybına rağmen ileri RP’li retinalarda iç nükleer kat hücrelerinin korunduğu gösterilmiştir. Optik sinirlerin incelenmesinde , hastalığın ilerleyen evrelerinde optik atrofinin geliştiği gösterilmiştir. Hastalığın ilerlemesinin önlenmesi, mevcut olan sağlıklı hücrelerin korunması konusunda araştırmalar sürerken, korunabilen hücrelerin işlevlerini kullanarak görmeyi sağlayabilmek için elektriksel uyarılı protez çalışmaları hız kazanmıştır.

Elektriksel uyarım, sağırlık, Parkinson hastalığı tremoru ve kronik geçmeyen ağrı gibi çeşitli nörolojik hastalıkların güvenli ve etkili bir tedavi metodu olarak görülmektedir. Sinir hücrelerinin güvenli uyarımı periferal sinir, serebral korteks ve omurilikte çalışılmıştır. Bu çalışmalar, sinire zarar vermeden sinir hücrelerinin etkili bir şekilde uyarılmasında kullanılan materyal ve metotların geliştirilmesine önayak olmuştur. Kohlear implantlar, hasarlı duyu hücrelerini atlayarak kalan sağlam işitme sistemini elektriksel olarak uyarmakta ve sağır hastanın konuşmaları anlamasını sağlamaktadır.

Görsel protezler, görme sisteminin sinirlerini elektriksel olarak uyarırlar. Genel olarak dört başlıkta sınıflandırılabilirler:
1. Retinal
2. Optik sinir
3. Görme korteksi

Elekronik retinal protez teknolojisinde, küçük bir kamera ile görüntü (imajı) alınır, elektriksel paterne (şekle) dönüştürür ve bu patern görme sisteminin nöronlarına uygulanır. Elektrot bölgesinden retinaya uygulanan kontrollü elektriksel pulslar, aktif elektroda karşılık gelen bölgede ışık noktası (fosfen) algılanmasını sağlar. Resim elemanları, piksel olarak adlandırılır. Bir elektrot, bir elektrofosfen gelişimine neden olmaktadır. Elektrot paternleri yoluyla elektriksel uyarım ile hastanın birçok ışık noktasını görmesi, bunları bir araya getirerek imaj görmesi mümkün olur. Retinal protezlerin, RP gibi kalıtsal ve erken yaşta görme kaybına yolaçan retinal hastalıklarda uygulanabileceği gibi, YBMD komplikasyonuyla ağır görme kaybına uğrayan yaşlı hastalarda da uygulanması olası görülmektedir.

Retinal protezler göz içinde yerleştirilme yerlerine göre:
1. Epiretinal
2. Subretinal
3. Suprakoroidal transretinal
olarak sınıflandırılmaktadırlar.

Epiretinal protez konusunda:
1. Doheny Retina Enstitüsü’nde, Mark Humayun
2. Second Sight, LLC.’da, Robert Greenberg
3. Harvard/Massachusettes Institute of Technology’de, Joseph Rizzo
4. Kresge Eye’da, Raymond Iezzi
5. Alman Konsorsiyumu’nda (EPİ-Ret projesi), Rolf Eckmiller ve Martin Stieglitz
çalışmaktadır.

Retinal protezlerin geliştirilme aşamalarında, RP’li 12 hasta ve yaşa bağlı makula dejeneresansı olan 2 hastanın iç retinalarına ameliyat sırasında retinal elektronik dizini (electronic array) ile elektriksel uyarım verilmiş, tüm olguların ışık noktalarını görsel olarak algılayabildikleri tespit edilmiştir. 2002 başında, Doheny Retina Enstitüsü’nde Humayun ve ark. Tarafından, 50 yıldır ışık hissini kaybetmiş 70 yaşındaki RP’li bir hastaya uzun süren bir operasyonla epiretinal protez implante edilmiştir. (göziçine yerleştirilmiştir) Hasta elektriksel uyarı ile ışık algılayabilmiş, kamera vasıtasıyla ortamda aydınlatmanın var olup olmadığını ve yönünü hissetmiş, basit şekilleri tanıyabilmiş, hareketi farkedebilmiştir. Aynı merkezde ışık hissi olmayan veya sadece ışık hissi bulunan beş hastaya daha 16 elektrot içeren retinal protez uygulanmış, 2-4 yıllık takip süresince hastalar, ışığı algılamış, protez ile bağlantılı olan kamerayı kullanarak, %61-84 gibi bir doğruluk oranıyla yüksek kontrastlı basit cisimleri tanıyabilmiş ve hareketi hissedebilmişlerdir. Uygulanan elektrot dizini 16 elektrot içermektedir ve düşük görsel rezolüsyona sahiptir. Halen araştırıcılar, 60 elektroda sahip, daha yüksek rezolüsyonlu ve tüm aksamları göz çevresi ve içinde yerleştirilecek bir epiretinal protez üzerinde yoğunlaşmışlardır. Bir yandan da, ileriki 15 yılda, yakın görme için gerekli olduğu hesaplanan 1000 elektrot içeren retinal protez projeleri ve geliştirme çalışmaları devam etmektedir.

Subretinal protez konusunda:
1. Optobionics’de, Alan Chow
2. Alman Konsorsiyumu’nda, Eberhart Zrenner
çalışmaktadır.

Artificial Silicon Retina (ASR)(Yapay retina, 5000 adet silikon mikrofotodiyot alt ünitelerinden oluşan bir cihazdır, ışık enerjisini elektriksel elektriksel uyarılara döndürerek halen fonksiyon gören retinal dokuyu uyarma prensibine dayanır. Ameliyat ile retina altına yerleştirilir, kablo veya enerji kaynağı pil yoktur. İlk çalışmalarda 10 RP’li hastaya implante edilmiş olan cihaz, yeni çok merkezli bir çalışma kapsamında da 20 RP’li hastaya uygulanmıştır. Hastaların görmeleri 1/10 veya daha düşük seviyededir. Hastaların implantasyonu takiben subjektif olarak daha iyi hissettikleri ve yine subjektif olarak daha iyi gördüklerini söyledikleri belirtilmektedir. Bilimsel çevrelerce, sonuçların takibi ve yapılan deneysel çalışmalarla, bu cihazın bir elektronik protez olmadığı, ancak sebep olduğu nörotransmitör salınımı yoluyla nöroproteksiyon (sinir hayatiyetinin korunması) gibi bir etkiye sahip olabileceği düşüncesine ulaşılmıştır.
Dr. Eberhardt Zrenner ve grubunun subretinal implantı Microphotodiode Array (MPDA) olarak adlandırılmıştır, silikon üzerinde üretilmiş bir dizi fotomikrodiyot ve temas bölgesinde 16 uyarı elektrotlarından oluşmaktadır. Araştırıcılar, biri kısa süreli olmak üzere 2 RP’li hastaya protezlerini implante etmişlerdir. Henüz çok kısa bir izlem süresi bulunmaktadır.

Suprakoroidal transretinal protez yaklaşımı, Japonya Osaka Üniversitesi’nde Yasuo Tano ve ark. tarafından geliştirilmektedir. Düz bir elektrot dizini, gözün dış katında bir kesiyi takiben doku aralığında ilerletilmek suretiyle gözün arka kutbunda suprakoroidal mesafeye yerleştirilmektedir. Kısa bir süre önce, sadece ışık hissi bulunan 2 RP’li hastaya implante edilmiştir. Hastaların elektiksel uyarı ile ışık fosfeni algıladıkları belirtilmiştir.

Optik sinir protezi konusunda Belçika’dan Claude Veraart ve grubu araştırmalarda bulunmaktadır. Dört ve 8 elektrot içeren tasma benzeri protezler gözün hemen arkasında görme sinirinin çevresine yerleştirilmektedir. Halen iki hastaya uygulanmıştır, ve uzun eğitim seanslarından sonra hastaların optik sinirin elektriksel uyarımı yoluyla şekilleri tanıyabildikleri ifade edilmektedir.

Dünyada, A.B.D., Almanya, Belçika, Japonya, Avustralya ve Güney Kore’de birçok merkezde görsel protezler ile ilgili preklinik ve klinik araştırma ve çalışmalar sürmektedir. Henüz bilimsel olarak tamamen kabul görmüş ve yaygın olarak uygulanmaya başlanan bir retinal protez yoktur. Yukarıda bahsi geçen çalışmalar, henüz, sadece belli merkezlerde ve deneysel oldukları belirtilmek suretiyle özel izinlerle yapılmaktadır. Retinal protezlerin geliştirilmesi, ortaya konulması, yerleştirilmesi, testlerinin yapılması, ihtiyaca göre düzenlemeler, değişikliklere gidilmesi, ileri bir teknolojinin yanında, elbette göz uzmanları, doktorlar, elektronik mühendisleri, kimya mühendisleri, biyologlar, histologlar ve teknisyenleri içeren büyük ekiplerin kollektif ve uyumlu çalışmaları sonucunda gerçekleşebilmektedir.

Retinal protezlerin genel uygulanımına geçilmesi durumunda, ülkemizde cerrahi olarak implante edilmesi, takip ve testlerin yapılması için yeterli alt yapının oluşturulabileceği düşüncesindeyiz. Takip etmekte olduğumuz ve bu uygulamalardan fayda göreceğine inandığımız hastalarımız için, bu çalışmaların neticelenmesini dikkatli bir şekilde takip etmekteyiz.










Enter supporting content here

Laser Göz Sağlığı Merkezi Tunalı Hilmi Caddesi Buğday Sokak 6/23 Kavaklıdere Ankara Telefon:0(312)426 47 11 Fax: 0(312)426 47 12